1900'lü yılların başında işgal güçlerine karşı adeta birlikte savaşan iki kulüp arasındaki rekabet her zaman üst seviyede. İki takım arasında oynanan maçlarda Fenerbahçe'nin üstünlüğü dikkat çekiyor. Asya ve Avrupa'yı birbirine bağlayan İstanbul'un iki yakasının iki büyük takımı, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin rekabeti tam 108 yıl öncesine dayanıyor.

İki kulüp arasımda din, mezhep ve ırk ayrımı olmaksızın büyüyen rekabet, tüm ülke gündemini meşgul ediyor, siyasi ve ekonomik sıkıntıları bile bir anda unutturuyor.

Futbolla 19'uncu yüzyılda Osmanlı döneminde tanışan Türkiye'de ilk futbol kulüpleri Hristiyanlar tarafından kuruldu. İngilizler aracılığıyla ülke topraklarına gelen futbol, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş döneminde bir süre yasaklansa da heyecanı bitmiyor ve gizli de olsa gittikçe yayılıyordu. 

Sene 1905'i gösterdiğinde ise ilk Türk futbol takımı kuruldu. Osmanlı döneminde ülkeye bürokrat kazandırmak için yapılandırılan Galatasaray Lisesi'nde Ali Sami Yen adındaki öğrenci ilk futbol ateşini yakıyordu.

Boğazın diğer yakasında ise ilk futbol kulübü 1907'de Fenerbahçe ile kuruluyordu. Balkan ve Birinci Dünya Savaşı'nın ardından yıkılan Osmanlı İmparatorluğu'nda İstanbul, Yunan, İngiliz ve Fransızlar tarafından paylaşılıyor, bu yolda futbol ise bir bağımsızlık savaşı haline geliyordu.

Yıllar sonra tribünlerde ölümlerin yaşanacağı rekabet, o dönem iki takımın yabancı takımlara karşı ortaklaşa bir zafer sevincine tanıklık ediyordu.

Fakat ülkede Türk kimliğinin daha da güçlenmesinin ardından dostluk adeta bir kenara itiliyor ve maçlar şiddet, öfkeyle tanışıyor, rekabetin temeli yeniden yazılıyordu.

Dünyanın en büyük derbileri arasında gösterilen bu rekabet, tarihinde birçok ilginç olaya da tanık oldu.

106 yıllık rekabette ilk golü Galatasaraylı futbolcu Emin Bülent Serdaroğlu attı.  17 Ocak 1909'da "Papazın Çayırı" olarak adlandırılan yerde yapılan ilk maçı 2-0 kazanan Galatasaray, rakibinden ilk yedi maçta gol bile yemedi.

Fenerbahçe, Galatasaray karşısında ilk golü ve galibiyeti, rekabetteki sekizinci randevuda elde etti.

4 Ocak 1914'te Union Club sahasında yapılan İstanbul Ligi maçını 4-2 kazanan Fenerbahçe, böylece rakibi karşısında yaklaşık beş yıl süren suskunluğuna da son vermiş oldu.

Sarı-lacivertli takım adına Galatasaray'a tarihteki ilk golü ise Hasan Kamil Sporel attı. 

En az ve en çok seyircili maçlar

Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki maçlarda en az seyirci 17 Kasım 1922'deki karşılaşmaya geldi.

İttihat Sahası'nda şiddetli yağmur altında yapılan ve hakem Fethi Tahsin Başaran'ın şemsiyeyle yönetmek zorunda kaldığı maçı, tamamı biletsiz 14 kişi izledi.  21 Eylül 2003'te İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapılan lig maçını ise 70 bin 125 seyirci izlerken, bu rakam, rakipler arasındaki bir maçı izleyen seyirci sayısındaki rekor olarak tarihe geçti. 

Turgay Şeren'in rekoru 

Fenerbahçe-Galatasaray maçlarında en çok oynama rekoru Turgay Şeren'e ait.  (A) Milli Takım ve Galatasaray'ın unutulmaz kalecilerinden Şeren, sarı-kırmızılı kaleyi 55 kez Fenerbahçe'ye karşı korurken, rekabette en çok forma giyen futbolcu unvanını elinde bulunduruyor. 

Özlem dolu yıllar 

Ezeli rakipler, rekabetin bazı dönemlerinde birbirlerine karşı galibiyet alma bakımından üstünlük kurmakta zorlandı.

Galatasaray üst üste 18, Fenerbahçe ise 11 maçta galip gelemedi.

Sarı-kırmızılı takım, 17 Mayıs 1942'de 3-1 kazandığı maçın ardından tam 18 maç galip gelemedi ve 19'uncu maçta 1 Aralık 1946'da sahadan 1-0 galip ayrıldı.  Sarı-lacivertliler ise 20 Kasım 1949'da 2-0 kazandığı maçın ardından üst üste 11 maç galip gelemedi ve 22 Şubat 1953'de taraftarlarına Galatasaray galibiyeti armağan edebildi. 

 

Fenerbahçeli Lefter ve Galatasaraylı Metin Oktay takımlarının en büyük efsaneleri olarak değerlendiriliyor.

Rekabetin golcüleri

Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki 106 yıllık rekabette en fazla golü, Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel attı. Sporel, Galatasaray'a karşı oynadığı 42 maçta, toplam 27 kez rakip fileleri havalandırdı.  Zeki Rıza Sporel'i, 24 golle yine bir Fenerbahçeli Alaattin Baydar izliyor.

Fenerbahçeli Lefter Küçükandonyadis'in 20, Galatasaraylı Metin Oktay'ın ise rekabette 19 golü bulunuyor.

Bu arada, iki takımda da forma giyen Tanju Çolak'ın da 14'ü Galatasaray, sekizi Fenerbahçe formasıyla olmak üzere rekabette toplam 22 golü var.

Lig maçlarında ise Galatasaraylı Metin Oktay dokuz, Aykut Kocaman da sekiz golle takımlarının en golcü isimleri olarak tarihe geçti. 

Heyecanı iki takımda da yaşayanlar 

Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinde, şimdiye dek birçok oyuncu futbolculuk hayatında iki formayı da giyme şansını buldu. Bu futbolcular şöyle: Raşit Çetiner, Güngör Tekin, Erdoğan Arıca, Engin Verel, Mehmet Oğuz, Erhan Önal, Arif Kocabıyık, İlyas Tüfekçi, Tanju Çolak, Semih Yuvakuran, Selçuk Yula, Hasan Vezir, Benhur Babaoğlu, Elvir Boliç, Sedat Balkanlı, Saffet Sancaklı, Ahmet Yıldırım, Sergen Yalçın, Emre Aşık, Fatih Akyel, Elvir Baliç, Haim Michael Revivo, Abdullah Ercan, Mehmet Yozgatlı, Stjepan Tomas, Servet Çetin, Emre Belözoğlu, Caner Erkin, Kazım Kazım, Mehmet Topal. 

Bir maçta dört gol atanlar 

Fenerbahçe-Galatasaray maçlarında şimdiye dek bir maçta bir futbolcu tarafından atılan en fazla gol, dört olarak gerçekleşti.  Galatasaraylı Celal İbrahim, Cemil Gürgen ve Metin Oktay ile Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel, rakip filelere bir maçta dörder gol atma başarısını gösterdi. 

En gollü maçlar 

Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki en gollü maçlarda, penaltılar dışında sporseverler toplam 8'er gol gördü.  5 Haziran 1983 tarihinde Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan lig maçında, ezeli rakipler 4-4 berabere kaldı.

İki takım arasında 2000-2001 sezonunda, 7 Şubat 2001'deki Türkiye Kupası yarı final karşılaşması da 4-4 berabere sonuçlandı. 

En farklı maç

İki takım arasındaki 106 yıllık ezeli rekabette geride kalan 380 maçta en farklı skorlu galibiyeti, 7-0'lık sonuçla Galatasaray aldı. 12 Şubat 1911'de İstanbul Ligi'nde yapılan maçı, Galatasaray 7-0 kazanmıştı.

 

İki ezeli rakip arasındaki maçlarda çoğu zaman gergin anlar yaşanıyor. [Fotoğraf: AA]

Yarıda kalan maç ve tarihi kavga

Rakiplerin 23 Şubat 1934 tarihinde yaptıkları İstanbul Ligi maçı futbolcular arasında çıkan büyük bir kavga nedeniyle yarıda kaldı.

Taksim Stadı'nda yapılan maçın 60. dakikasında Galatasaraylı Kadri Dağ'ın, Fenerbahçeli M.Reşat Nayir'e attığı tekme ve Kadri'nin üzerine doğru koşan Fenerbahçeli Fikret Arıcan'ın, Galatasaraylı Tevfik tarafından kucaklanıp, saha kenarına atılmasıyla saha bir anda karıştı. İki takım oyuncuları arasında başlayan kavgaya tribünlerdeki seyirciler de katılınca, olaylar iyice büyüdü.

Yarıda kalan maçın ardından toplanan "Mıntıka Futbol Heyeti", Türk spor tarihinin en ağır cezalarından birisini verdi ve Fenerbahçe'den 9,

Galatasaray'dan 8 futbolcu olmak üzere toplam 17 futbolcuyu uzun süreli cezalandırdı.

Bu cezalardan en karlı çıkan takım Beşiktaş olurken, sezonu rakiplerinin önünde şampiyon tamamladı. 

Tarihten yapraklar

-Galatasaraylı Bahri Altıntabak, Fenerbahçeli Şeref Has ile Nezihi Tosuncuk, rekabet tarihinde hem kendi kalesine, hem de rakip kaleye gol atan oyuncular oldu.

-Şevki Şenlen, Raşit Çetiner, İlyas Tüfekçi, Hasan Vezir, Saffet Sancaklı ve Tanju Çolak hem Galatasaray hem de Fenerbahçe formasıyla rekabette gol atma sevinci yaşadılar.

-Ezeli rekabette takım değiştiren oyuncular arasında eski takımlarında kaptanlık bandını taktıktan sonra transfer olan futbolcular, Fenerbahçe kaptanıyken Galatasaray'a geçen Naci Erdem ve Galatasaray kaptanıyken Fenerbahçe'ye geçen Mehmet Oğuz olarak kayıtlarda yer aldı. 

Ezeli rekabet, ebedi dostluk

Ezeli rakiplerin 106 yıllık geçmişinde pek çok centilmenlik gösterileri yaşandı. İki takım arasındaki rekabette futbolcu ve yöneticilerin centilmence davranışları, bu zevkli mücadeleye renk kattı.

Spor tarihçilerinin derlemelerine göre, rakiplerin birbirleriyle yapacakları bir maç öncesinde, Fenerbahçe Başkaptanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaraylılara, "Oberle kardeşler hasta, Hasan da sakatlanmış. Sizi karşımızda eksik kadroyla görmek istemiyoruz. Dilerseniz maçı erteleyelim" diye haber göndererek, maçın ertelenebileceğini iletti.

Fenerbahçe'nin bu önerisini kabul eden Galatasaray, oyuncuların iyileşmesinden sonra, 20 Ekim 1914'te yaptığı erteleme maçında sarı-lacivertli rakibini 6-1 yendi. 

Beraber ev kiraladılar 

Aynı kaynaklara göre, rekabetin yeni başladığı dönemlerde Galatasaray ile Fenerbahçe sporcuları ortak kiraladıkları bir evde kalıyorlar ve beraber ava çıkıyorlardı.

İki takım sporcuları geceleri bir araya gelerek sohbet ediyorlardı. Yine bir gece sohbetin koyulaştığı sırada Galatasaray'dan Ali Sami Yen, Fenerbahçelileri, "Said, yarın bizimle maçınız var. Git yat ve dinlen" diye uyardı. 

Ertelemeyi önerdiler 

İki takım arasında 17 Kasım 1922'de yapılan maç öncesinde de ilginç bir durum yaşandı.

Bu tarihte Kadıköy'de rakiplerin maçı vardı. Maç öncesinde günlerce yağan yağmur sahayı adeta göle çevirmişti. Fenerbahçe Başkaptanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaray Kulübü'ne telefon ederek, "Saha çok kötü, maçı erteleyelim" dedi. Galatasaray Başkaptanı Necip Şahin, bunun üzerine, "Anamız bizi bugün için doğurdu. Galip Bey, gelip maçı oynayacağız" diye cevapladı. Galatasaray, Kadıköy'e gelip maça çıktı ve Fenerbahçe karşılaşmayı 3-0 kazandı. 

Birleşme durumu ve ortak takım kurma düşüncesi

Ezeli Rakiplerin kuruluşlarının ilk yıllarında birleşme durumlarının bile ortaya çıktığı, hatta iki kulüp başkanının ortak takım kurma konusunda anlaştıkları iddia edildi.

Galatasaray Kulübü'nün resmi yayın organı Galatasaray Dergisi'nin Şubat 2003 sayısında, Adnan Işık'ın belgelere dayandırarak verdiği haberde, 1912 yılında Galatasaray Kulübü Başkanı Ali Sami Yen ile Fenerbahçe Kulübü Başkanı Hulusi Bey'in ortak imzayla kayıt altına aldıkları belgenin, birleşmeseler dahi, 2 kulübün yabancılara karşı "ortak bir takım" kurma konusunda anlaştıklarını, hatta tüzüğü bile hazırladıklarını gösterdiği kaydedildi. 

Bilerek kaçırılan penaltı

İki takımın 23 Ocak 1925 tarihinde Taksim Stadı'nda yaptıkları Vatan Gazetesi Kupası maçında ilginç bir olay yaşandı.

Fenerbahçe'nin kazandığı penaltı sonrası, atış öncesinde stadın büyük balkon kısmı çöktü. Fenerbahçeli Cafer Çağatay, bu gelişme üzerine penaltı atışında topu bilerek kaleci Ulvi Yanal'a teslim etti.